1. Ana Sayfa
  2. Aile
  3. Zina Nedeniyle Boşanma Davası Şartları Nelerdir?

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Şartları Nelerdir?

zina nedeniyle boşanma davası osmaniye boşanma avukatı melih pancar

 Zina nedeniyle boşanma en önemli boşanma sebeplerinden birisidir. Boşanmaya sebeplerine dair kurallar Türk Medeni Kanununun 161-166. md.’leri arasında düzenlenmiştir. Evlenen çiftler birlikte evlilik birliği denilen hukuki bir kurumu oluşturur. Evlilik birliğinin çeşitli hukuki sonuçları Türk Medeni Kanununda düzenlemiş olup 185/3. md. de düzenlenen eşlerin birbirlerine karşı  sadakat yükümlülüğü de bunlardan birisidir.

Zina ( Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?

Zina nedenine dayalı olarak görülen boşanma davalarında davanın boşanmayla sonuçlanması için bir takım zaruri şartlar vardır. Bu şartlara uygun olmayan davaların boşanmayla sonuçlanması yasal olarak mümkün değildir.

  • Eşler evli veya boşanma davası devam ediyor olmalıdır.

Zina nedeniyle boşanma davası eşlerin evlilik içerisindeki sadakat yükümlülüklerine aykırı davranmalarını temel alan bir davadır. Sadakat yükümlülüğü evlilik ile birlikte doğar ve boşanma ile sonlanır. Bu bakımdan nişanlılık evresinde gerçekleşmiş bir zina vakıası veya boşandıktan sonra gerçekleşmiş zina vakıası bu davanın konusu olamaz.

  • Cinsel ilişkide bulunulması gerekmektedir.

Zina olgusunun gerçekleşmesi için eşlerden birinin fiili olarak bir başkasıyla cinsel ilişkide bulunması gereklidir. Cinsel ilişki boyutuna varmayan davranışlar zina nedeniyle boşanma davası açmaya uygun değildir.

Zina seviyesine ulaşmayan davranışlar, güven sarsıcı hareket olarak isimlendirdiğimiz evliliğin temelden sarsılması nedenine dayanan bir boşanma sebebi olabilirse de zina nedeniyle boşanma davasının şartlarını sağlamamaktadır.

  • Zinanın iradi olması zorunludur.

Başka bir kişiyle cinsel münasebet yaşayan eşin kasten ve iradi şekilde hareket etmesi gereklidir. Korku, baskı ve tehdit altında hareket etmeye zorlanan, tecavüz suçunun mağduru olan, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile etki altına alınan veya baygın halde bir cinsel ilişkiye zorlanan kişilerin kasten hareket ettiğinden söz etmek mümkün değildir.

Böyle bir muameleye maruz kalarak cinsel ilişkide bulunan eş her ne kadar manevi değerlere ve namus kavramına gölge düşürse de kusuru ve kastı olmaması nedeniyle zina nedeniyle boşanma davasına konu olamaz.

  • Zinanın affedilmemiş olması gereklidir.

Zina olgusu meydana geldikten sonra eşiyle bir araya gelen, barışan, yeni çocuk yapan kişi zinayı affetmiş sayılır. Affedilen konuların mahkemede boşanma sebebi yapılması kanunlarımızda yasaklanmıştır. Affedilen zina olgusuna dayalı olarak boşanma davası görülmesi yasal olarak mümkün değildir.

Zina (Aldatma) Davası Nasıl İspat Edilir?

Zina nedeniyle boşanma davasında, zina (aldatma) olgusu mahkeme önünde her türlü delille ispat edilebilir. Zina denilince cinsel birleşmenin gerçekleşmesi anlaşılır ve el ele tutuşma, sarılma gibi fiiller zina olarak değerlendirilemez. Bu nedenle zinanın ispatı oldukça güçtür. Ancak zina olgusunun suç üstü şekilde ispatlanmak zorunluluğu olmayıp her türlü yasal delille yaklaşık şekilde ispat edilebilir.

Zina yapan tarafın, başkasıyla imam nikahı kıydığı, bu kişiyle birlikte yaşadığı, bu kişiye ev tuttuğu, zina yapılan kişinin hamile kaldığı, aynı adreste ikametgah kaydı, birlikte oda tutulan otel kayıtları, görgü tanıkları, resim, fotoğraf, kamera kayıtları, ses kayıtları, telefon kayıtları, sosyal medya paylaşımları, banka kayıtları gibi örneklendirilip çoğaltılabilir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Zina olgusunun ispatı için kullanılacak deliller kişisel verilerin gizliliğini ihlal etme tehlikesi içermektedir. Ses kaydı, kamera kaydı gibi kişisel verileri hukuka aykırı şekilde elde eden delil elde etme araç ve yöntemleri, mahkemede zinayı kanıtlamak amacıyla ve başka türlü ispatlama imkanı olmaması nedeniyle mecburen kullanılmış olmalıdır.

Emsal mahkeme kararlarında aldatma olgusunu ispat için elde edilen telefon görüşme kayıtlarının veya videoların veya sair delilleri kayınbiraderine ve kayınbabasına gösteren eşin her ne kadar aldatılmış olsa da bu delili mahkemeye sunmak için elde etmediği, eşini küçük düşürmek için akrabalarına ifşa ettiği, bu davranışın da aldatma kadar kusurlu bir davranış olduğu gerekçesiyle tazminat ödemesine karar verilmiştir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Süre İçerisinde Açılmalıdır?

Zina nedeniyle boşanma davasında Türk Medeni Kanunu 161/2.md. uyarınca zinayı öğrenen eş 6 ay içerisinde davayı açmalıdır. Süresinde açılmayan davada zina olgusu öne sürülemeyecektir. Zinaya rağmen birlikte yaşamaya devam eden veya evi terk etse de eve geri dönen, zina olgusu ortaya çıktıktan sonra eşinden hamile kalan eşler arasında zina olgusu affedilmiş ve bağışlanmış sayılacaktır.

Affedilmiş ve bağışlanmış olayla ve olgular boşanma davasında karşı tarafa kusur olarak yükletilemez.

Aldatılan Eş Tazminat Talep Edebilir Mi?

Boşanma davalarında boşanma nedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayan taraf boşanmada kusurlu olan taraftan tazminat isteme hakkına sahiptir. 

Türk Medeni Kanunu Madde 174 :

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Zina nedeniyle boşanma davalarında ise eşinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması ve ihanete uğrayan kişinin ruhsal ve manevi bütünlüğünü zedelemesi nedeniyle aldatılan eşin tazminat hakkı vardır.  Aldatmanın nasıl koşullarda ve kiminle gerçekleştiği aldatılan eşin duyduğu üzüntü ve acının miktarını etkileyeceği için tazminat miktarının belirlenmesinde de etkili rol oynayacaktır.

Aldatılan eş hastayken veya hamileyken yapılan aldatma neticesinde aldatılan eşin uğradığı manevi zarar daha ağır olabileceği gibi, zina olgusunun gerçekleştiği üçüncü kişinin yakın bir arkadaş, bir aile dostu, bir akraba veya yakın sosyal çevreden birisi olması da aldatılan eşin duyduğu üzüntüyü arttıracağı için aldatan eşin daha fazla tazminata mahkum edilmesine yol açacaktır. 

Zina Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma davalarının sonucu olarak evlilik esnasında edinilen malların da paylaşılması gündeme gelmektedir. Eşler arasında bir evlilik sözleşmesi yapılarak mal rejimi belirlenmediği takdirde eşler arasında evlendikten sonra edinilen mallar üzerinde ortaklık bulunmaktadır. 

Türk Medeni Kanunu  Madde 236/2 :

Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay
oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Diğer tüm boşanma sebeplerinde eşlerin ortaklık hakları aynı şekilde geçerli olmakta ise de zina nedeniyle boşanmanın mal rejimi açısından istisnai sonuçları mevcuttur.  Zina nedeniyle boşanma davalarında zina yapan eşin evlilik esnasında edinilen mallar üzerindeki 1/2 ortaklık hakkı hakim tarafından kaldırılabilir veya hakkaniyet oranında azaltılabilir. 

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Yargıtay Kararı

T.C. Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2020/1854 E. 2020/3542 K. sayılı kararı:

Davacı-karşı davalı kadın davalı-karşı davacı erkeğin Yasemin isimli kadınla 14.11.2014 – 16.11.2014 tarihleri arasında aynı uçakla Antalya’ya gidip aynı otel odasında kaldıkları iddiasında bulunmuş ve dosya arasında bulunan müzekkere cevapları ile iddiasını ispatlamıştır. Belirtilen olay tarihleri dikkate alındığında 09.03.2015 tarihinde açılan davada 6 aylık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakta olup bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin zina hukuki nedenine dayalı olarak açılan davada verdiği hükme yönelik istinaf başvurusunun esası incelenecek yerde, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/ 3327 E. 2021 / 4767 K. sayılı kararı:

Zinanın varlığı erkek tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar, davalı-davacı kadının telefon kayıtları ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sübut bulmuştur. Öyleyse, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/ 18075 E. 2016 / 10062 K. sayılı kararı:

Davacı, dava dilekçesinde davalının zina yaptığını iddia ettiğine ve davalı da tanıklarını, kamera kayıtlarını bu vakıanın gerçekleşmediğini ispat için gösterdiğine göre, yasal sebep olmaksızın gösterdiği tanıklar dinlenmeden ve kamera kayıtları getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

4.5/5 - 53 Toplam Oy

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Mesaj gönder
Danışma hattı
Avukatların ücretsiz danışmanlık yapması yasaktır. Lütfen bu hattı ücretsiz soru sormak için kullanmayınız.