1. Ana Sayfa
  2. Miras
  3. Mirasın Reddi Nedir? | Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın Reddi Nedir? | Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

mirasın reddi nedir nasıl yapılır avukat melih pancar

Miras hukukunda mirasçılar miras bırakanın vefatıyla doğrudan mirasçılık sıfatına hak kazanırlar. Mirasçıların bunun için bir başvuru yahut müracaat yapmasına gerek bulunmamaktadır. Mirasın borç içerisinde olduğu durumlarda mirasçıların hak ve menfaatlerine zarar gelmemesi için hukukumuzda “mirasın reddi” müessesesi oluşturulmuştur.

Mirasçılık sıfatı kazanıldığında, mirasçılar miras üzerindeki hak ve borçlara doğrudan sahip olur, miras olarak menkuller, gayrimenkuller ve bunların kira gelirleri miras kalabileceği gibi miras bırakanın borçları da miras kalabilir.

Miras bırakanın borçları yalnızca miras malları açısından değil mirasçı sıfatına sahip kişiler kendi kişisel mal varlıklarıyla da bu borçlardan sorumlu olur.

Bu yazımızda mirasın reddi hakkında genel bilgiler verip, mirasın reddi nedir? mirasın reddi çeşitleri nelerdir? ve mirasın reddi nasıl yapılır? gibi soruları cevaplayacağız.

Mirasın Reddi Şartları Nelerdir?

Mirasın reddi müessesesi Türk Medeni Kanunu(605-618 ) maddeleri arasında düzenlenmiştir. Mirasın reddinin ne kadar süre içerisinde yapılması gerektiği, kimlerin mirası reddedebileceği, mirasın reddi talebinin şekil şartları gibi yasal zorunlulukları kanunda tepeden tırnağa sayılmıştır Mirasın reddi için yasal şartlar şunlardır;

Yasal Süre Şartı

Mirasın reddi miras bırakanın vefatından sonra 3 ay içerisinde yapılması gereklidir. Mirasın reddi için mirasçıların hak düşürücü süresi 3 aydır. 3 aylık süresi içerisinde mirası reddetmeyen mirasçılar mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş sayılır.

Mirası reddetmek isteyen mirasçının, miras bırakanın öldüğünü daha sonra öğrendiğini Sulh Hukuk Mahkemesi’ne ispat etmesi halinde 3 aylık süre öğrenme tarihinden itibaren başlar.

Tereke İşlemlerine Karışmama Şartı

Mirası reddedecek kişi mirası kabul anlamına gelecek işlemlerde bulunmamış olmalıdır.

Mirası reddetmek isteyen kişi mirası kabul anlamına gelecek işlemlerde bulunamaz, miras bırakanın alacaklarını tahsil etmek, miras bırakana ait miras mallarını kendi zimmetine geçirmek, miras mallarını saklamak ve gizlemek gibi işlemlerin varlığı halinde mirasçının mirası reddetme hakkı düşer.

Şarta Dayalı Olmama Şartı

Mirasın reddine dair beyan koşul ve şartlar içermeden kayıtsız şartsız olmalıdır. Mirasın reddine dair beyan şart ve koşula bağlanamaz, “şu şartların gerçekleşmesi halinde mirası reddedeceğim” veya “şöyle olursa mirası reddederim” şeklinde verilen beyan ve dilekçeler kanuni şartları taşımadığından hükümsüzdür. Bu dilekçeleri sunan kişiler mirası reddetmiş sayılmazlar.

Sulh Hukuk Mahkemesine Müracaat Şartı

Mirasın reddi Sulh Hukuk Mahkemesine dilekçeyle veya sözlü müracaat ile yapılabilir. Mirasın reddine dair işlemler Sulh Hukuk Mahkemeleri ‘nin görev alanındadır. Başkaca kuruma yapılacak sözlü ve yazılı müracaatlar yok hükmündedir.

Mirasın Hükmen Reddi

Miras bırakanın öldüğü tarihte ödeme gücü olmadığı açıkça ortada ve ve resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/ll).

Mirasın hükmen reddinde yasal şartların varlığı durumunda mirasçıların mirası reddetmesine zorunluluk bulunmamaktadır. Mirasın hükmen reddinde miras bırakan borca batık bir miras terekesi bırakmışsa, mirasçıların mirası hükmen reddettiği karine olarak kabul edilir.

Mirasın hükmen reddinde kabul veya ret için bir süre belirlenmemiştir. Mirasın hükmen reddinin tespiti mahkemeden her zaman istenebilir ve miras bırakanın borçlu olduğu kişilerin açtığı davalarda da her zaman öne sürülebilir.

Mirası hükmen reddeden mirasçıların, mirası reddettiğini herhangi bir yere bildirmek zorunluluğu bulunmamaktadır. Borca batık bir murisin mirasçıları mirası ret veya kabul süresini susarak geçirdikleri takdirde hukuki karine olarak mirası reddettikleri kabul edilir. (TMK m. 605).

Mirasın Hükmen Reddi Şartları

Mirasın hükmi reddi şartları şunlardır:

  • Miras bırakanın vefat ettiği tarihte borca batık olması ve bunun açıkça anlaşılması, ya da;
  • Borca batık olduğunun resmi şekilde tespit edilmiş olmasıdır. (icra aciz belgesi, iflas kararı vb.)

Yukarıdaki koşullar gerçekleştiği takdirde mirasçıların mirası reddettikleri varsayılır. Mirasın hükmen reddi için mirasçıların ayrıca Sulh mahkemesine müracaatta bulunmalarına gerek yoktur.  Miras bırakanın borcundan dolayı alacaklıların mirasçılara karşı açabilecekleri davalarda mirasın hükmen reddi savunmasını öne sürme hakları mevcuttur.

Bu itiraz hakkının kullanılması durumunda mahkeme tarafından mirasçıya mirasın (tereke)’nin borca batık olduğunun tespitine dair mahkeme kararı getirmesi için süre verilir.

Mirasın Hükmen Reddi Görevli ve Yetkili Mahkemeler

Mirasçılara karşı miras bırakanın borcundan kaynaklı başlatılacak dava ve icra takiplerinde mirasın hükmen reddi itirazının öne sürülmesi ve hükmen reddin şartı olan terekenin borca batıklığının tespiti için açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemeler 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun görev ve yetkiye dair yasa hükümlerine göre belirlenir.

Kanuna göre yetkili mahkeme yetkili mahkeme miras alacaklısı olan kişinin yerleşim yerindeki mahkemedir. Görevli mahkeme ise genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

Mirasın Reddi Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.09.2010 Tarih, E: 2010/2-379 E. 2010/413 K.

“… Davacılar vekili, murisin terekesinin borca batık olduğunun tereke tespit davasında ortaya çıktığını, bu nedenle mirası reddettiklerini ileri sürerek mirasın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

… hükmi reddin sonuç doğurması için herhangi bir irade açıklaması gerekmemektedir; yeter ki mirasçı Türk Medeni Kanunu’nun 610.maddesinin ikinci fıkrasında açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş sayılmasın.

TMK.’nin 610/2. maddesinde ise; “Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.” denilmektedir.

Terekenin tespiti için davacılar tarafından açılan dava, bu kapsamda olmayıp davacıların mirası örtülü olarak kabul ettikleri sonucunu doğurmaz. Tüm dosya kapsamından terekenin borca batık olduğu anlaşıldığına göre Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. …”

4.5/5 - 73 Toplam Oy

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed

Menü